20 Ağustos 2017 Pazar
2015 FAALÄ°YET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERÄ°
LÄ°SANS Ä°ÅžLEMLERÄ°NDE

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AMERÄ°KADA BÄ°R TÃœRK FARUK ÅžAHÄ°N

AMERÄ°KADA BÄ°R TÃœRK FARUK ÅžAHÄ°N
Konya’da başladığı güreş hayatını Amerika’da devam ettiren Faruk Şahin, Türkiye ve Amerika adına birçok şampiyonada ter dökmüş bir isim
15.02.2014 / 23:47


ÇocukluÄŸumda aslında yaramaz bir çocuk deÄŸildim ama iki çocuk kavga ettiÄŸinde ayırmak için araya girerdim. Bu nedenle de hep başımı da belaya sokmuÅŸ olurdum. Burada köy ortamında gibi yetiÅŸtik. Bundan dolayı ailem baktı ki benimle baÅŸ edemeyecekler beni Konya’ya amcalarımın yanına tekvandoya gönderdiler. Daha sonra ailem gördü ki tekvandoda baya becerikliyim. Ailemde Konya’ya taşındı. Hem tekvandoyu devam etmem hem de iyi bir eÄŸitim almam için. Spora bu ÅŸekilde baÅŸladım. Daha sonra dizimde küçük bir sakatlık oldu. Sakatlık nedeniyle doktor tekvando yapmamı istemedi. Derslerime yönelmen konusunda bana telkinde bulundu. Tabi bunun altında doktorun babamın arkadaşı olması yatıyordu. Benim derslerime daha fazla eÄŸilmem için doktor ile görüÅŸmüÅŸ.



HÄ°Ç GÜREÅž EĞİTÄ°MÄ° ALMADAN 2 FÄ°NALE ÇIKTIM



Böyle olunca ben tekvandoyu bıraktım. Bu sıralarda benim güreÅŸçi arkadaÅŸların vardı. Bunlar ile kendi aramızda güreÅŸirdik. Daha sonra beni güreÅŸ salonuna davet ettiler. GüreÅŸ minderinin yumuÅŸak olması ve dizemdeki rahatsızlığa da bir etkisi olmayacağından güreÅŸe baÅŸladım. Ä°ki hafta sonra beni Konya okullar arası güreÅŸ müsabakasına soktular. Bu maçlara babamdan izinsiz gittim. Final maçlarımız gece 1’de bitti. O gün toplam 9 maça çıktım. Finale kadar çıkmama raÄŸmen final maçımı kaybettim. Bu yenilgi beni çok özdü ve hırslandırdı. Bende kendi kendime dedim ki ‘ben bu sporu bunları yenmeden güreÅŸi bırakmam.’ Bu yenilginin vermiÅŸ olduÄŸu hırs ve yakınımdaki kiÅŸilerin dedikleri ile ‘güreÅŸ peygamber sporudur’ ifadeleri ile güreÅŸin üstüne biraz daha eÄŸilmeye baÅŸladım.



HERKES MADALYA ALDI BEN ALAMADIM



Daha sonra takım benimde içinde bulunduÄŸum gurup bölge gruplar müsabakasına gittik. O gün o guruptaki herkes madalya aldı ama bir tek ben madalya alamamıştım. Çok iyi müsabakalara yaptım ama yenildim. Ben bu müsabakalara babamın izni olmadan gitmiÅŸtim. Kendi kendime dedim ki ben bu müsabakalara babamın izni olmadan gittim. Demek ki babamdan izin almadan güreÅŸte baÅŸarılı olamayacağım.



GREKOROMENDE KONYA’DA Ä°LKTÄ°M




Türk milli takımında güreÅŸ yaptım. Konya’da çok güzel antrenörlerim vardı. Halil Karaçor, Mustafa Åžahin ve güreÅŸ yapan aÄŸabeylerimin bana çok katkısı ve emeÄŸi geçti. Hepsine ayrı teÅŸekkür ederim. Zaten o zamanlar Konya’da güreÅŸte grekoromende mindere çıkan bir ben vardım diyebilirim. Bundan dolayı da Konya’da antrenman yapabileceÄŸim çok fazla kiÅŸi yoktu. Grekoromen alanında Konya’nın ilk sporcusu olduÄŸumdan, Konya dışına, Ankara’da TedaÅŸ’a takımına transfer oldum. O zaman olimpiyat ÅŸampiyonu Mehmet Akif Pirim, TedaÅŸ’ın başında bulunuyordu. Beni takımına çağırdı, bende gittim. TedaÅŸ takımı ile birkaç sene turnuvalara katıldım. Buralarda baÅŸarılarım oldu.







AMERÄ°KALILAR BÄ°ZÄ° DAVET ETTÄ°




Daha sonra yurt dışına müsabakalara gitmeye baÅŸladık. Burada ABD’nin güreÅŸ federasyonu yetkilileri Hamza Yerlikaya, Åžeref EroÄŸlu ve beni ve birçok Türk sporcuyu kendi ülkelerine davet ediyorlardı. Türkiye’de spor anlamında kim iyi ise onları çağırıyorlardı. Ben ve arkadaÅŸlarımda genç olduÄŸumuz için bize gelin, size burs verelim, bizim adımıza güreÅŸin diye teklifte bulundular. Tabi ilk zamanlar bu teklifleri geri çeviriyordum. Daha sonra Selçuk Üniversitesi’ni BEYSO’yu bitirdikten sonra araÅŸtırma görevlisi olarak orada kaldım. AraÅŸtırma görevlisi içinde yabancı dil bilmek gerekiyordu. Bu nedenle 3 aylığına ABD’ye gitmeye karar verdim. Benim ilk düÅŸüncem ABD’ye giderim, 3 ay içerisinde Ä°ngilizceyi öÄŸrenip geri gelirim diye bir planın vardı.



AMERÄ°KA’DA REKOR KIRDIK



Amerika’ya ilk gittiÄŸimde oradaki kiÅŸiler ile muhabbet ettiÄŸimde benim nereli olduÄŸumu soruyorlardı. Bende Türk olduÄŸumu söyledim ama onlar Türkiye’nin nerde olduÄŸunu dahi bilmiyorlardı. Gittikten 3 ay sonra ben bir kelime bile Ä°ngilizce öÄŸrenemedim. Herkes Ä°ngilizce konuÅŸuyor ve söylenenleri anlamadığım için dil öÄŸrenmede ilk aylar bir ilerleme kaydedemedim. O dönemde Türkiye’deki müsabakalara hazırlanmak için Amerika’da antrenman yapıyordum. Bu antrenmanlarda Amerikalı güreÅŸçiler ile hem çalışıyordum, hem de onların hocalığını yapıyordum. Daha sonra orada bana dediler ki maden sen dil konusunda bir ilerleme kaydedemedin, sen bize güreÅŸ konusunda çok yardımcı oldun. Bizde sana yardımcı olalım diye üniversitede benim için bölüm açtılar. Bu bölümde ben, üniversite öÄŸrencilerini Olimpiyat Åžampiyonası’na hazırlıyordum. Ben bu bölümün baÅŸladıktan 9 ay sonra takım olarak biz Amerika’nın 1 numara oldum. Ülke içerisinde gittiÄŸimiz bütün ÅŸampiyonalarda, 10 kiÅŸiyle turnuvaya katıldıysak, takım olarak muhakkak 9 tanesi madalya kazanıyordu. Takım olarak Amerika’da bu alanda bir rekor kırdık. Hala bu rekor kırılmış deÄŸil.



AMERÄ°KALILAR GÜREÅžTEN ÇOK ANLAMIYORDU



Amerika’ya ilk gittiÄŸim dönemde Rulan Gardner adında, ABD’nin en iyi güreÅŸçisi vardı. Daha sonra Rolan, Rusların hiç yenilmeyen güreÅŸçisi Aleksandr Karelin’i yendi. Rulon ile biz o dönemde abi kardeÅŸ gibiydik. O benden yaÅŸça büyük olmasına raÄŸmen, güreÅŸin birçok tekniÄŸini bilmiyordu, bende bu konuda ona yardımcı oldum ve onun ÅŸampiyon olmasına bir katkım oldu. Rolan ağır sıklet olmasına raÄŸmen, ben onu tabiri yerindeyse minderde gezdirirdim. Buda bizim kültürümüzün güreÅŸ konusunda ne kadar ileri olduÄŸumuzu gösteriyor. EÄŸer Amerikalılara bir ÅŸeyin doÄŸru olduÄŸuna ikna edersen, onlarda senden hemen o doÄŸru olan ÅŸeyi gözü kapalı almaya çalışıyor, benimsiyor.



Ä°Åž ALANINDA AMERÄ°KA’DA SÄ°YASETÄ° GÖRMEDÄ°M



Birde o dönemde yurt dışına giderken bana neden gidiyorsun, ne gerek var gibi ifadeler kullanıldı. Ama bu durum, oradaki bilgiyi ülkeye getirip, birilerini öÄŸretince bilginin, baÅŸka ülkeler ile iletiÅŸimin ne kadar deÄŸerli bir ÅŸey olduÄŸunu anlıyorsun. Bundan dolayı iyi ki yurt dışına gitmiÅŸim diyorum. Bu her branÅŸta böyledir. Her zaman dünya ile içli dışlı olup bilgi alışveriÅŸinde bulunmak gerekiyor. Daha sonra ben Türkiye’ye dönmeye karar verdim. Tekrar buraya gelip Selçuk Üniversitesi’ndeki görevime 9 ay kadar devam ettim. Burada kaldığım süre içerisinde anladım ki akademisyenlik, ilim ve yaÅŸam felsefesi olarak çok yol kat etmemiz gerektiÄŸini fark ettim. O zamanlar bizim Üniversitelere bilgisayarlar yeni yeni girmeye baÅŸlamıştı. Türkiye’de bilgisayarlar oyun oynamak, zaman geçirmek için kullanılan bir araç durumunda olduÄŸunu gördüÄŸümde, Amerikan eÄŸitim sistemi, ve iÅŸ ahlakı ile Türkiye’deki iÅŸ ahlakı arasındaki farkı çok daha iyi görmeye, anlamaya baÅŸladım. Bizim ülkemizde iÅŸ yapmış olmak için yapılıyor, bunun yanında siyaseti kullanarak bir yerlere gelmiÅŸ kiÅŸilerin bu alanları iÅŸgal etmiÅŸ olduÄŸunu gördüm. Ama Amerika’da ben ne siyaseti gördüm, nede adam kayırmayı gördüm. EÄŸer bir kiÅŸi o iÅŸi hakkı ile yapmak istiyorsa, o iÅŸi o kiÅŸiye veriyorlar. Burada bulunduÄŸum süre içerisinde gördüÄŸüm manzaradan dolayı, Doktora ve Mastar’ımı Amerika’da yapmak istedim. Zaten oradan da çağırıyorlardı ve gittim.



DÜNYA 2.’SÄ° OLDUM




Beni Amerikan vatandaşı yapıp, Amerika adına ÅŸampiyonalara katıl diyorlardı. Benim çalıştırdığım öÄŸrencilerimden bir tanesi ordu milli takımında antrenörlük yapıyordu. Bana teklifte bulundu. Onun sayesinde ordu milli akımına girdim. Ordu GüreÅŸ Takımı’ndan Amerikan GüreÅŸ Milli Takımı’na çaÄŸrıldık. Dünya ÅŸampiyonaları, ordular arası dünya ÅŸampiyonalarında güreÅŸtim. 2008 yılında Ordular Arası Dünya Åžampiyonası’nda dünya 2.’si oldum. Bunun yanında Amerika adına ÅŸampiyonalarda temsil eden ikinci Türk kökenli, güreÅŸte ise Amerika’yı temsil eden ilk Türk sporcu oldum.



LONDRA’DA AMERÄ°KA ADINA GÜREÅžECEKTÄ°M AMA OLMADI




2012 olimpiyatlarına Amerika adına güreÅŸecektim. Çünkü son 4 sene boyunca seçmelerde hep birinci oldum. Ama olimpiyat seçmelerine 1-2 ay kala, kütüphanede ders çalışırken benim sol dirseÄŸimde iltihaplanma oldu. Hatta 1-2 hafta hastanede yattım. Daha sonra taburcu olduÄŸumda doktorların bana ‘biz senden ümidi kesmeye baÅŸlamıştı’ dediler. Bu kadar ciddi bir durumda ÅŸükürler olsun ki kurtuldum. Bu rahatsızlığımdan dolayı 2012 Londra Olimpiyatları’na katılamadım.



SPOR DİSİPLİN İŞİDİR, DİSİPLİNLİ OLAN HER ŞEYİ BAŞARIR




Amerika’da sporcu olduÄŸun zaman bir baÅŸka ilgi alaka gösteriliyor. Benim öÄŸrencilerimden bazıları Harverd gibi üniversitelere öncelikli olarak girdiler. Bunun yanında kültürler arası bir köprü görevi de görmekte spor. Bu bize sporun ne kadar güzel bir araç olduÄŸunu bir kez daha gösteriyor. Amerika’da sporcu ayrı bir yere koyuyorlar. Çünkü spor disiplin iÅŸidir. EÄŸer disiplinli olan bir kiÅŸi hayatta istediÄŸi her ÅŸeyin altından kalkar diye bir düÅŸünce yapısı söz konusu. Türkiye’de sporcu olanlara ilgi gösterilmiyor. Sporu iÅŸ olarak görmüyoruz. Benim ilk bu iÅŸe baÅŸladığım zamanlarda, koÅŸu yaparken insanlar beni hayretle izliyorlardı. Tabi Türkiye’de bu durum ÅŸimdi çok daha iyi ve daha da iyi olacak. Bu noktada akademisyenlerde etkili olmalı. Ama bizim akademisyenlerimiz çalışmıyor. ÖÄŸrencilerine nasıl hizmet sunsun, nasıl onlara model olsun. Amerika’da en küçük sporcu bile ülkemi nasıl en iyi ÅŸekilde temsil ederim diye düÅŸünüyor ve ona göre hareket ediyorlar. EÄŸer böyle düÅŸünmeye baÅŸlarsak daha baÅŸarışlı olacağımıza inanıyorum.



Faruk Åžahin Kimdir?



Faruk Åžahin 1976 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. Ortaokul, lise ve üniversiteyi Konya’da okudu. Tekvando ile baÅŸladığı spor hayatına küçük bir sakatlık nedeniyle güreÅŸ ile devam etmek zorunda kaldı. Milli takımda ülkemizi temsil etti. Bu dönemde pek çok ülkeden transfer teklifi almasına raÄŸmen kabul etmedi. Üniversiteden sonra akademisyenlik için Ä°ngilizce ÅŸart olunca ABD adına müsabakalara çıkmayı kabul etti. Amerika’yı spor müsabakalarında temsil eden ilk Türk oldu. Dil eÄŸitimi için gittiÄŸi ABD’ye ata sporumuz güreÅŸi sevdirdi. Bir yandan uluslar arası müsabakalarda ABD’yi temsil ederken bir yandan da onun antrenörlüÄŸünü yaptığı takımlar ülke çapında büyük baÅŸarılar kazandı. 2012 yılında ABD’yi Londra Olimpiyatları’nda temsil etmesine kesin gözü ile bakılırken kolundaki rahatsızlığı nedeniyle gerçekleÅŸtiremedi. Halen ABD’de yaÅŸayan Faruk Åžahin bir yandan antrenörlüÄŸe devam ederken bir yandan da ticari faaliyetlerini sürdürüyor.



UÄžUR ERSOY-konyayenigun.com


Bu haber toplam 2304 defa okundu
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA