26 Haziran 2017 Pazartesi
2015 FAALİYET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERİ
LİSANS İŞLEMLERİNDE

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AMERİKADA BİR TÜRK FARUK ŞAHİN

AMERİKADA BİR TÜRK FARUK ŞAHİN
Konya’da başladığı güreş hayatını Amerika’da devam ettiren Faruk Şahin, Türkiye ve Amerika adına birçok şampiyonada ter dökmüş bir isim
15.02.2014 / 23:47


Çocukluğumda aslında yaramaz bir çocuk değildim ama iki çocuk kavga ettiğinde ayırmak için araya girerdim. Bu nedenle de hep başımı da belaya sokmuş olurdum. Burada köy ortamında gibi yetiştik. Bundan dolayı ailem baktı ki benimle baş edemeyecekler beni Konya’ya amcalarımın yanına tekvandoya gönderdiler. Daha sonra ailem gördü ki tekvandoda baya becerikliyim. Ailemde Konya’ya taşındı. Hem tekvandoyu devam etmem hem de iyi bir eğitim almam için. Spora bu şekilde başladım. Daha sonra dizimde küçük bir sakatlık oldu. Sakatlık nedeniyle doktor tekvando yapmamı istemedi. Derslerime yönelmen konusunda bana telkinde bulundu. Tabi bunun altında doktorun babamın arkadaşı olması yatıyordu. Benim derslerime daha fazla eğilmem için doktor ile görüşmüş.



HİÇ GÜREŞ EĞİTİMİ ALMADAN 2 FİNALE ÇIKTIM



Böyle olunca ben tekvandoyu bıraktım. Bu sıralarda benim güreşçi arkadaşların vardı. Bunlar ile kendi aramızda güreşirdik. Daha sonra beni güreş salonuna davet ettiler. Güreş minderinin yumuşak olması ve dizemdeki rahatsızlığa da bir etkisi olmayacağından güreşe başladım. İki hafta sonra beni Konya okullar arası güreş müsabakasına soktular. Bu maçlara babamdan izinsiz gittim. Final maçlarımız gece 1’de bitti. O gün toplam 9 maça çıktım. Finale kadar çıkmama rağmen final maçımı kaybettim. Bu yenilgi beni çok özdü ve hırslandırdı. Bende kendi kendime dedim ki ‘ben bu sporu bunları yenmeden güreşi bırakmam.’ Bu yenilginin vermiş olduğu hırs ve yakınımdaki kişilerin dedikleri ile ‘güreş peygamber sporudur’ ifadeleri ile güreşin üstüne biraz daha eğilmeye başladım.



HERKES MADALYA ALDI BEN ALAMADIM



Daha sonra takım benimde içinde bulunduğum gurup bölge gruplar müsabakasına gittik. O gün o guruptaki herkes madalya aldı ama bir tek ben madalya alamamıştım. Çok iyi müsabakalara yaptım ama yenildim. Ben bu müsabakalara babamın izni olmadan gitmiştim. Kendi kendime dedim ki ben bu müsabakalara babamın izni olmadan gittim. Demek ki babamdan izin almadan güreşte başarılı olamayacağım.



GREKOROMENDE KONYA’DA İLKTİM




Türk milli takımında güreş yaptım. Konya’da çok güzel antrenörlerim vardı. Halil Karaçor, Mustafa Şahin ve güreş yapan ağabeylerimin bana çok katkısı ve emeği geçti. Hepsine ayrı teşekkür ederim. Zaten o zamanlar Konya’da güreşte grekoromende mindere çıkan bir ben vardım diyebilirim. Bundan dolayı da Konya’da antrenman yapabileceğim çok fazla kişi yoktu. Grekoromen alanında Konya’nın ilk sporcusu olduğumdan, Konya dışına, Ankara’da Tedaş’a takımına transfer oldum. O zaman olimpiyat şampiyonu Mehmet Akif Pirim, Tedaş’ın başında bulunuyordu. Beni takımına çağırdı, bende gittim. Tedaş takımı ile birkaç sene turnuvalara katıldım. Buralarda başarılarım oldu.







AMERİKALILAR BİZİ DAVET ETTİ




Daha sonra yurt dışına müsabakalara gitmeye başladık. Burada ABD’nin güreş federasyonu yetkilileri Hamza Yerlikaya, Şeref Eroğlu ve beni ve birçok Türk sporcuyu kendi ülkelerine davet ediyorlardı. Türkiye’de spor anlamında kim iyi ise onları çağırıyorlardı. Ben ve arkadaşlarımda genç olduğumuz için bize gelin, size burs verelim, bizim adımıza güreşin diye teklifte bulundular. Tabi ilk zamanlar bu teklifleri geri çeviriyordum. Daha sonra Selçuk Üniversitesi’ni BEYSO’yu bitirdikten sonra araştırma görevlisi olarak orada kaldım. Araştırma görevlisi içinde yabancı dil bilmek gerekiyordu. Bu nedenle 3 aylığına ABD’ye gitmeye karar verdim. Benim ilk düşüncem ABD’ye giderim, 3 ay içerisinde İngilizceyi öğrenip geri gelirim diye bir planın vardı.



AMERİKA’DA REKOR KIRDIK



Amerika’ya ilk gittiğimde oradaki kişiler ile muhabbet ettiğimde benim nereli olduğumu soruyorlardı. Bende Türk olduğumu söyledim ama onlar Türkiye’nin nerde olduğunu dahi bilmiyorlardı. Gittikten 3 ay sonra ben bir kelime bile İngilizce öğrenemedim. Herkes İngilizce konuşuyor ve söylenenleri anlamadığım için dil öğrenmede ilk aylar bir ilerleme kaydedemedim. O dönemde Türkiye’deki müsabakalara hazırlanmak için Amerika’da antrenman yapıyordum. Bu antrenmanlarda Amerikalı güreşçiler ile hem çalışıyordum, hem de onların hocalığını yapıyordum. Daha sonra orada bana dediler ki maden sen dil konusunda bir ilerleme kaydedemedin, sen bize güreş konusunda çok yardımcı oldun. Bizde sana yardımcı olalım diye üniversitede benim için bölüm açtılar. Bu bölümde ben, üniversite öğrencilerini Olimpiyat Şampiyonası’na hazırlıyordum. Ben bu bölümün başladıktan 9 ay sonra takım olarak biz Amerika’nın 1 numara oldum. Ülke içerisinde gittiğimiz bütün şampiyonalarda, 10 kişiyle turnuvaya katıldıysak, takım olarak muhakkak 9 tanesi madalya kazanıyordu. Takım olarak Amerika’da bu alanda bir rekor kırdık. Hala bu rekor kırılmış değil.



AMERİKALILAR GÜREŞTEN ÇOK ANLAMIYORDU



Amerika’ya ilk gittiğim dönemde Rulan Gardner adında, ABD’nin en iyi güreşçisi vardı. Daha sonra Rolan, Rusların hiç yenilmeyen güreşçisi Aleksandr Karelin’i yendi. Rulon ile biz o dönemde abi kardeş gibiydik. O benden yaşça büyük olmasına rağmen, güreşin birçok tekniğini bilmiyordu, bende bu konuda ona yardımcı oldum ve onun şampiyon olmasına bir katkım oldu. Rolan ağır sıklet olmasına rağmen, ben onu tabiri yerindeyse minderde gezdirirdim. Buda bizim kültürümüzün güreş konusunda ne kadar ileri olduğumuzu gösteriyor. Eğer Amerikalılara bir şeyin doğru olduğuna ikna edersen, onlarda senden hemen o doğru olan şeyi gözü kapalı almaya çalışıyor, benimsiyor.



İŞ ALANINDA AMERİKA’DA SİYASETİ GÖRMEDİM



Birde o dönemde yurt dışına giderken bana neden gidiyorsun, ne gerek var gibi ifadeler kullanıldı. Ama bu durum, oradaki bilgiyi ülkeye getirip, birilerini öğretince bilginin, başka ülkeler ile iletişimin ne kadar değerli bir şey olduğunu anlıyorsun. Bundan dolayı iyi ki yurt dışına gitmişim diyorum. Bu her branşta böyledir. Her zaman dünya ile içli dışlı olup bilgi alışverişinde bulunmak gerekiyor. Daha sonra ben Türkiye’ye dönmeye karar verdim. Tekrar buraya gelip Selçuk Üniversitesi’ndeki görevime 9 ay kadar devam ettim. Burada kaldığım süre içerisinde anladım ki akademisyenlik, ilim ve yaşam felsefesi olarak çok yol kat etmemiz gerektiğini fark ettim. O zamanlar bizim Üniversitelere bilgisayarlar yeni yeni girmeye başlamıştı. Türkiye’de bilgisayarlar oyun oynamak, zaman geçirmek için kullanılan bir araç durumunda olduğunu gördüğümde, Amerikan eğitim sistemi, ve iş ahlakı ile Türkiye’deki iş ahlakı arasındaki farkı çok daha iyi görmeye, anlamaya başladım. Bizim ülkemizde iş yapmış olmak için yapılıyor, bunun yanında siyaseti kullanarak bir yerlere gelmiş kişilerin bu alanları işgal etmiş olduğunu gördüm. Ama Amerika’da ben ne siyaseti gördüm, nede adam kayırmayı gördüm. Eğer bir kişi o işi hakkı ile yapmak istiyorsa, o işi o kişiye veriyorlar. Burada bulunduğum süre içerisinde gördüğüm manzaradan dolayı, Doktora ve Mastar’ımı Amerika’da yapmak istedim. Zaten oradan da çağırıyorlardı ve gittim.



DÜNYA 2.’Sİ OLDUM




Beni Amerikan vatandaşı yapıp, Amerika adına şampiyonalara katıl diyorlardı. Benim çalıştırdığım öğrencilerimden bir tanesi ordu milli takımında antrenörlük yapıyordu. Bana teklifte bulundu. Onun sayesinde ordu milli akımına girdim. Ordu Güreş Takımı’ndan Amerikan Güreş Milli Takımı’na çağrıldık. Dünya şampiyonaları, ordular arası dünya şampiyonalarında güreştim. 2008 yılında Ordular Arası Dünya Şampiyonası’nda dünya 2.’si oldum. Bunun yanında Amerika adına şampiyonalarda temsil eden ikinci Türk kökenli, güreşte ise Amerika’yı temsil eden ilk Türk sporcu oldum.



LONDRA’DA AMERİKA ADINA GÜREŞECEKTİM AMA OLMADI




2012 olimpiyatlarına Amerika adına güreşecektim. Çünkü son 4 sene boyunca seçmelerde hep birinci oldum. Ama olimpiyat seçmelerine 1-2 ay kala, kütüphanede ders çalışırken benim sol dirseğimde iltihaplanma oldu. Hatta 1-2 hafta hastanede yattım. Daha sonra taburcu olduğumda doktorların bana ‘biz senden ümidi kesmeye başlamıştı’ dediler. Bu kadar ciddi bir durumda şükürler olsun ki kurtuldum. Bu rahatsızlığımdan dolayı 2012 Londra Olimpiyatları’na katılamadım.



SPOR DİSİPLİN İŞİDİR, DİSİPLİNLİ OLAN HER ŞEYİ BAŞARIR




Amerika’da sporcu olduğun zaman bir başka ilgi alaka gösteriliyor. Benim öğrencilerimden bazıları Harverd gibi üniversitelere öncelikli olarak girdiler. Bunun yanında kültürler arası bir köprü görevi de görmekte spor. Bu bize sporun ne kadar güzel bir araç olduğunu bir kez daha gösteriyor. Amerika’da sporcu ayrı bir yere koyuyorlar. Çünkü spor disiplin işidir. Eğer disiplinli olan bir kişi hayatta istediği her şeyin altından kalkar diye bir düşünce yapısı söz konusu. Türkiye’de sporcu olanlara ilgi gösterilmiyor. Sporu iş olarak görmüyoruz. Benim ilk bu işe başladığım zamanlarda, koşu yaparken insanlar beni hayretle izliyorlardı. Tabi Türkiye’de bu durum şimdi çok daha iyi ve daha da iyi olacak. Bu noktada akademisyenlerde etkili olmalı. Ama bizim akademisyenlerimiz çalışmıyor. Öğrencilerine nasıl hizmet sunsun, nasıl onlara model olsun. Amerika’da en küçük sporcu bile ülkemi nasıl en iyi şekilde temsil ederim diye düşünüyor ve ona göre hareket ediyorlar. Eğer böyle düşünmeye başlarsak daha başarışlı olacağımıza inanıyorum.



Faruk Şahin Kimdir?



Faruk Şahin 1976 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. Ortaokul, lise ve üniversiteyi Konya’da okudu. Tekvando ile başladığı spor hayatına küçük bir sakatlık nedeniyle güreş ile devam etmek zorunda kaldı. Milli takımda ülkemizi temsil etti. Bu dönemde pek çok ülkeden transfer teklifi almasına rağmen kabul etmedi. Üniversiteden sonra akademisyenlik için İngilizce şart olunca ABD adına müsabakalara çıkmayı kabul etti. Amerika’yı spor müsabakalarında temsil eden ilk Türk oldu. Dil eğitimi için gittiği ABD’ye ata sporumuz güreşi sevdirdi. Bir yandan uluslar arası müsabakalarda ABD’yi temsil ederken bir yandan da onun antrenörlüğünü yaptığı takımlar ülke çapında büyük başarılar kazandı. 2012 yılında ABD’yi Londra Olimpiyatları’nda temsil etmesine kesin gözü ile bakılırken kolundaki rahatsızlığı nedeniyle gerçekleştiremedi. Halen ABD’de yaşayan Faruk Şahin bir yandan antrenörlüğe devam ederken bir yandan da ticari faaliyetlerini sürdürüyor.



UĞUR ERSOY-konyayenigun.com


Bu haber toplam 2196 defa okundu
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA