21 Ağustos 2017 Pazartesi
2015 FAALÄ°YET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERÄ°
LÄ°SANS Ä°ÅžLEMLERÄ°NDE

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BEYİNDE SU EKSİKLİĞİ

BEYİNDE SU EKSİKLİĞİ
Vücuttaki su dolaşımının, özellikle beyin ve böbrekler için çok önemli olduğu belirtildi.
10.10.2010 / 18:58


24 saat içinde beyinden geçen su miktarı 1,4 litre böbreklerden geçen ise 2 litre gibi oldukça büyük miktar olduÄŸunu belirten uzmanlar, beynin su eksikliÄŸinden en önce zarar gören organlarımızdan biri olduÄŸunu belirtiyorlar.



Ä°çilen su miktarının beyin üzerindeki etkisi üzerine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. M. Zeki Karagülle, beyindeki su dolaşımının bozulmasının, beyin sulanması yada beyin kurumasına yol açtığını belirtti.



Prof. Dr. M. Zeki Karagülle konu ile ilgili ÅŸunları söyledi; “Hayat su ile baÅŸlamıştır ve susuz yaÅŸam olanaksızdır. Ä°nsan besinsiz kaldığında 50 gün kadar yaÅŸamını sürdürebilir, ama su içmeden ancak birkaç gün canlı kalabilir. Ä°nsan vücudunun ortalama yüzde 60 kadarı sudur ve vücut ağırlığında oluÅŸan yüzde 15-20 kadar bir su kaybı ölümcül olabilir.



Vücudumuzdaki suyun dolaşımına göz atarsak, özellikle beyin için suyun önemi ortaya çıkar. 24 saat içinde beyinden geçen su miktarı 1400 litre, gibi oldukça büyük bir miktardır. Beynimizin su eksikliÄŸinden en önce zarar gören organlarımızdan biri olmasının nedeni de budur. Beyindeki su dolaşımının bozulması insan bedenine, beyin sulanması, yada beyin kuruması olarak yansır.”



Ä°nsan organizması günde 2,5 litre kadar suyu deÄŸiÅŸik yollardan dışarıya attığını belirten Prof. Dr. M. Zeki Karagülle; “Normal yaÅŸamsal vücut fonksiyonlarının sürmesi için vücuttaki su rezervlerine ihtiyaç duyulmadan, bu miktarın yerine konması gerekir. Dolayısıyla bir insanın günde en az 2,5 litre suyu bir ÅŸekilde geri alması gerekmektedir” açıklamasında bulundu.



NE KADAR DOÄžAL MÄ°NERALLÄ° SU TÜKETMELÄ°YÄ°Z?



Günlük su gereksinimi baÅŸta cinsiyet ve yaÅŸ olmak üzere birçok etkene göre deÄŸiÅŸkenlik gösterdiÄŸini ifade eden Prof. Dr. M. Zeki Karagülle, su tüketiminde; fiziksel aktivite ve egzersiz, yüksek hava sıcaklığı, düÅŸük nem, lifli besin tüketiminin önemli ölçüde yer aldığını belirtti. Karagülle; “Bir erkek ortalama 2,9 litre/gün, bir kadın ise 2,2 litre/gün kadar su almalıdır. Günlük su gereksinimi en baÅŸta içme suyundan karşılanır.



 Bu sebeple içme suyu alırken öncelikle pH deÄŸeri ve içeriÄŸindeki doÄŸal minerallere dikkat edilmelidir. Ayrıca, kafeinsiz, alkolsüz içeceklerden ve çorba gibi sulu ve diÄŸer günlük katı besinlerden bir miktar su vücuda alınır. Bir miktar su da yaÅŸ, karbonhidrat ve protein metabolizmasına baÄŸlı süreçlerde vücutta oluÅŸur. Su kaybı ise en baÅŸta idrarla olur. Ayrıca, terleme, solunum ve dışkı ile de su kaybedilir.” dedi. 



DoÄŸal mineralli su ile günlük alınması gereken mineraller belli düzeylerde karşılanmış olur



Prof. Dr. M. Zeki Karagülle; “Günlük içilmesi gereken suyun doÄŸal mineralli su olarak alınması birçok avantajlar saÄŸlar Öncelikle, saÄŸlıklı bir su metabolizmanın saÄŸlıklı bir vücutta sürdürülmesi garantiye alınmış olur. Ayrıca, günlük alınması gereken minerallerin bir kısmı belli düzeylerde karşılanmış olur. Bunun da ötesinde, kiÅŸide var olan bazı fonksiyonel rahatsızlıklar (mide yanması, böbrek taşı oluÅŸumuna eÄŸilim gibi) üzerinde yararlı etki elde edilir.



Bunun da ötesinde bazı hastalıkların (örneÄŸin osteoporoz gibi) doÄŸrudan veya dolaylı tedavisi de saÄŸlanabilir. Günde en az 2 ÅŸiÅŸe (400-500-660ml) doÄŸal mineralli ve pH deÄŸeri yüksek suyun içilmesini öneriyoruz. Böylelikle, bir yandan günlük su gereksinimimizin bir kısmı karşılanmış olurken, diÄŸer yandan da yukarıda sıraladığımız olumlu etkiler de saÄŸlanmış olur. Ayrıca belirtmek gerekir ki, ülkemizde dengeli mineral yapısını bulunduran 1-2 su markası ve kaynağı bulunmaktadır. Tüketicilerin bunları önemsemeleri kendi saÄŸlıkları açısından daha olumlu olacaktır.”dedi.



MÄ°NERAL GEREKSÄ°NÄ°MÄ°NÄ°N KARÅžILANMASI Ä°ÇÄ°N DOÄžAL MÄ°NERALLÄ° SULAR TÜKETÄ°LMELÄ°



“Mineralli sularda en sık bulunan elementler, kalsiyum, magnezyum. Sodyum ve klordur. Daha az bulunanlar potasyum ve flor, bazen de iyottur. Ayrıca, mineralli sularda sık olarak bikarbonat ve daha az da sülfat anyonları bulunur. Mineralli su içilmesi ile öncelikle minerallere olan günlük gereksinim bir oranda karşılanmış olur. Söz konusu minerallere olan gereksinim yaÅŸamın bazı dönemlerinde örneÄŸin gençlik, çocukluk, yaÅŸlılık gibi, özellikle artar. Bu dönemlerde mineralli suların "içilmesi" daha çok önem kazanır” dedi.





Ä°HA


Bu haber toplam 2206 defa okundu
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA