20 Ağustos 2017 Pazar
2015 FAALÄ°YET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERÄ°
LÄ°SANS Ä°ÅžLEMLERÄ°NDE
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GARDAÅžLARIMA SELAM OLSUN....

Yarışmada Çekici Gelen Yalnız Ödül Değildir. Diğer İnsanlarla Yarışmanın ve Onlara Üstün Gelerek Ödül Kazanmanın Verdiği Haz Asıl Motivasyonu Sağlar...
06.01.2012 / 00:00


Sevgili GüreÅŸçi Dostlarım, Hepimiz biliyoruz ki Hayat Zorluklarla Dolu ve Daima Seçeneklerin Önümüze SunulduÄŸu bir Labirenttir. Bu Labirent Çok Yönlü olmakla beraber bazen Ä°lerleyen, Bazense Duvarlara Toslanan Bir Güzergahlar silsilesidir.Aile, Ä°ÅŸ, EÄŸitim ve Spor Hayatımızda Bu Akışa Dahildir.Labirenti Geçmek Zeka ve Israrla Mümkündür.



Konumuza Girelim…..



Biz Neyiz?



---Sporcu([GüreÅŸ]-Sporcu,Antrenör,Ä°dareci.)

Peki ;



---Spor Nedir?



Spor günlük hayatımızda sıkça duyduÄŸumuz bir kelimedir. Spor, spor haberleri, spor sayfaları, spor saati, sporcular ve spor ile birlikte anılan daha bir çok tanım ve kavram…



Spor çok önemli bir olgudur. Ama ülkemiz realitesinde bu olgu maalesef çok basite alınmaktadır.    



Spor aslında dinleri, dilleri, sosyal konumları ne olursa olsun aynı kurallar içerisinde, insanların bir araya gelip, bireysel veya takım olarak yarışabildiÄŸi bir ortam yaratır..



Spor gerek yarışma bazında, gerek reaksiyon bazında, gerek saÄŸlık bazında, gerek izleyici bazında ülke ve dünya kültürünün bir parçası olmuÅŸtur.



Sevgili Dostlarım Görüyoruz ki Spor Evrensel bir Varlık ve Çok Büyük bir Yarıştır. Biz Sporcular, Antrenörler ve Ä°dareciler Bu Yarışın Asıl Yapı TaÅŸlarını OluÅŸturmaktayız.Bu Sebepten Spor Rakiplerin Asla TükenmeyeceÄŸi Bir Dünyadır.Daima Birileri zirveyi alır, Bir DiÄŸeri Gelir Onun Yerini Alır.

Fakat Türkiye’mizde Akılları Kurcalayan Bir Takım Blok TaÅŸlarının Yanlışlığındandır ki Spor içerisinde GüreÅŸ denildiÄŸinde Bazı coÄŸrafyalar harici Popileritesi Ä°stenildiÄŸi, Hak EttiÄŸi yerde Olamamıştır Hiçbir Zaman. Bununla Beraber Evrensel Camiaya Nazaran; Ülkemizde GüreÅŸ Camiası Olarak Saygınlığımızın Aslında; Dünyada  var olan Saygınlığımızdan daha düÅŸük olduÄŸunu Kanaatindeyim.



 Sebebine Gelince;



Sebebi, Elbette her ÅŸeyin berbat ve düzeltilemez hatalar olmadığı… Hatta ve hatta sebebi olmadığı halde bile bir kötü sonuç çıkarcasına itamda bulunmaların doÄŸurduÄŸu varsayımlardır. Durum Böyle Olunca; Hemen Aklıma ÅŸu Hikâye Geliyor:



Köyün birinde bir yaÅŸlı adam varmış.  Çok fakirmiÅŸ ama Kral bile onu kıskanırmış...  Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiÅŸ ama adam satmaya yanaÅŸmamış..  "Bu at, bir at deÄŸil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiÅŸ hep. 



Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.  Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.  Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaÅŸardın.  Åžimdi ne paran var, ne de atın" demiÅŸler...  Ä°htiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiÅŸ.  "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu.  Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiÄŸiniz karar.  Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir ÅŸans mı?  Bunu henüz bilmiyoruz.  Çünkü bu olay henüz bir baÅŸlangıç.  Arkasının nasıl geleceÄŸini kimse bilemez."



Köylüler ihtiyar bunaÄŸa kahkahalarla gülmüÅŸler.  Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüÅŸ...  MeÄŸer çalınmamış, daÄŸlara gitmiÅŸ kendi kendine.  Dönerken de, vadideki 12 vahÅŸi atı peÅŸine takıp getirmiÅŸ.  Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemiÅŸler.  "Babalık" demiÅŸler, "Sen haklı çıktın.  Atının kaybolması bir talihsizlik deÄŸil adeta bir devlet kuÅŸu oldu senin için, ÅŸimdi bir at sürün var..



"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiÅŸ ihtiyar.  "Sadece atın geri döndüÄŸünü söyleyin.  Bilinen gerçek sadece bu.  Ondan ötesinin ne getireceÄŸini henüz bilmiyoruz.  Bu daha baÅŸlangıç.  Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemiÅŸler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmiÅŸler... 



 Bir hafta geçmeden, vahÅŸi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarin tek oÄŸlu attan düÅŸmüÅŸ ve ayağını kırmış.  Evin geçimini temin eden oÄŸul ÅŸimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.  Köylüler gene gelmiÅŸler ihtiyara.  "Bir kez daha haklı çıktın" demiÅŸler.  "Bu atlar yüzünden tek oÄŸlun, bacağını uzun süre kullanamayacak.  Oysa sana bakacak baÅŸkası da yok.  Åžimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demiÅŸler.  Ä°htiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuÅŸsunuz" diye cevap vermiÅŸ.  "O kadar acele etmeyin.  OÄŸlum bacağını kırdı.  Gerçek bu.  Ötesi sizin verdiÄŸiniz karar. Ama acaba ne kadar doÄŸru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez." 



Birkaç hafta sonra, düÅŸmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.  Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış.  Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oÄŸlu dışında bütün gençleri askere almışlar.  Köyü matem sarmış.  Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuÅŸ, giden gençlerin ya öleceÄŸini ya da esir düÅŸeceÄŸini herkes biliyormuÅŸ.  Köylüler, gene ihtiyara gelmiÅŸler...  "Gene haklı olduÄŸun kanıtlandı" demiÅŸler.  "OÄŸlunun bacağı kırık ama hiç deÄŸilse yanında.  Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler.  OÄŸlunun bacağının kırılması, talihsizlik deÄŸil, ÅŸansmış meÄŸer...



"Siz erken karar vermeye devam edin" demiÅŸ, ihtiyar.  "Oysa ne olacağını kimseler bilemez.  Bilinen bir tek gerçek var.  Benim oÄŸlum yanımda, sizinkiler askerde...  Ama bunların hangisinin talih, hangisinin ÅŸanssızlık olduÄŸunu sadece Allah biliyor.



Lao Tzu, öyküsünü ÅŸu nasihatle tamamlamış: "Acele karar vermeyin.  Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının.  Karar; aklın durması halidir.  Karar verdiniz mi, akıl düÅŸünmeyi, dolayısı ile geliÅŸmeyi durdurur.  Buna raÄŸmen akıl, insani daima karara zorlar.  Çünkü geliÅŸme halinde olmak tehlikelidir ve insani huzursuz yapar.  Oysa gezi asla sona ermez.  Bir yol biterken yenisi baÅŸlar.  Bir kapı kapanırken, baÅŸkası açılır.  Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduÄŸunu görürsünüz."



 



Ä°ÅŸte bu Güzel hikâye Siz Fedakâr dostlarımızın ilerlediÄŸi yola benzer, Daima bir ÅŸeyler yaparsınız anlaşılmazsınız, BaÅŸarı saÄŸlarsınız Kötü tarafından görmek isteyenler bulur bir kılıf, Ört pas etmek isteyenler bir taraftan saldırır. Benim Yazılarım Hiçbir Zaman Ötekileri Mutlu Etmeye Yönelik olmamıştır. Daima Çalışan, Türk Sporunu Ayakta ve Dimdik Tutan, Cesur Yürekli GüreÅŸ Gönüllüleriyle beraberdir. Ä°ç KarmaÅŸadan ve Bir biriyle Çatışma halinde olanlarımız yok deÄŸil, bitmezde…



Bu olumsuzlukları bitirmek kolay deÄŸildir. Fakat Kötülerin Kendini SavunduÄŸu kadar, Dürüstlerinde Sesini Yükseltmesi BaÅŸarıya Gidecek en büyük Adımdır. Üretken, Ürünlerinin Kalitesini ortaya koyan,  SavaÅŸma Ruhunu Kanında Taşıyan, BaÅŸarıya Motive OlmuÅŸ Çalışkan Dostlarımıza Tavsiye, ÖÄŸüt, Akıl vermelere Hiç Gerek Duymuyorum…



 Çünkü Onlar benden iyi biliyor ki ;



‘’Yarışmada Çekici Gelen Yalnız Ödül DeÄŸildir. DiÄŸer Ä°nsanlarla Yarışmanın ve Onlara Üstün Gelerek Ödül Kazanmanın VerdiÄŸi Haz Asıl Motivasyonu SaÄŸlar’’ …..



TEÅžEKKÜRLER

Bu yazi toplam 1971 defa okundu
YORUMLAR
Büşra Sönmez: 
"Harikaydı"
Yazınızı okurken, sanki bir sohbet havası hissettim. Kendi iç sesim gibiydiniz. Evet spor, hayattır. Spor, hayatın içindedir. Hikayede güzeldi, tıpkı spor gibi.
29.02.2012 / 17:29
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA