2015 FAALİYET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERİ
LİSANS İŞLEMLERİNDE
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GÜREŞ ANTRENÖRLERİMİZE İTAFEN

Antrenörler bilgi, eğitim ve öğrenme arzularını yitirmeden kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmelidirler. Bunu yaptığı zaman antrenörü ve güreşi kimse tuşlayamaz...
24.11.2013 / 00:00


Merhaba değerli dostlarım, yazıma başlamadan önce tebrik ve kutlamalarım olacak;



-Güzel Günlere: Milli takımlarımızın Uluslar arası karşılaşmalardaki performanslarından dolayı tebrik ediyorum, Milletler kupası önemli bir başarıydı emekleri geçen başta; Güreş aşığı başkan Hamza Yerlikaya olmak üzere TGF yönetimini, sporcularımızda emeği olan tüm antrenörlerimizi, ve sporcularımızı tebrik ediyorum.

-Güzel bir olay var ; Danimarka Güreş milli takımını ağırlayan Akhisar Belediyespor'u ev sahipliğinden dolayı kutluyorum.

-Büyük organizasyon çorum'da : 2016 Dünya Üniversiteler arası güreş şampiyonasına ev sahipliği yapacak olan Çorum Hitit üniversitesi rektörü Sayın Reha Metin Alkan beyi ve bilhassa emek veren Besyo müdürü Faruk Yamaner ve yardımcısı Erkan Demirkan hocalarımızı tebrik ediyorum.

-Hayırlı olsun: Ülkemizin çeşitli illerinde açılan antrenörlük kursunlarında eğitimini tamamlayan antrenör adaylarına mesleki hayatlarında başarılar diliyorum.



Geçen yazımızda yine her zaman olduğu gibi antrenörlük mesleğinden bahsetmiştik.

Yine belirtmek isterim ki son atamalar ve açılan kurslar ile antrenör sayısında bir hayli artış söz konusu oldu, bu durumda kendimi sorumluluk bilincinden alıkoyamıyorum ve güreşin olmazsa olmazı olan Antrenörlük mesleği üzerine yazmaya çabalıyorum.

Uzun kaynak taraması yaptım bilmediklerimi öğrendim, var olan bilgilerimi güncelledim ve öyle yazmaya başladım. Bu arada Tekrardan aramıza katılan tüm antrenör dostlarımıza meslek hayatlarında başarılar diliyorum.

Değerli Dostlarım, Antrenörün tanımında artık güreşin içinden gelmenin yanında birleşik bir takım özelliklere ihtiyaç olduğunu görmekteyim bunlar ; liderlik vasfı, iyi bir eğitim, iyi bir öğretim, Türkçeye hakimiyet, bilgisayar kullanımı, İngilizce bilgisi, kişilik, etik değerlerimize sahiplik, kültürlü, okuyan, araştıran, çalışkan, disiplinli, hırslı, kazanma arzusu vs. gibi gelecekteki başarılı antrenörün kariyerini belirleyecek çok önemli özelliklerdir.

Antrenörlük mesleği geçmişte olduğu gibi günümüzde de zahmetli bir meslektir. Elbette geçmişin zahmetleri ile günümüzün zahmetleri aynı değildir. Bugünün zahmeti ve zorluğu daha kurslara başlarken hissediliyor. Kurslara başvuru ve katılım sayısı artıyor, hatta başvurular içinden eleme yapılmak zorunda kalınıyor.



Ardından açılan kurslarda ise 4 saatlik bir sürede verilen teorik derslerin ( spor psikolojisi, beslenme, antrenman bilimi, sağlık, vs), Üniversitede Antrenörlük bölümü öğrencilerine  6 ay boyunca verilmesi zorunlu derslerdir, hatta 6 ay sonunda öğrencinin başarısız oluması durumunda bir sonraki yıl yeniden o dersten sınava tabi tutuluyor. Böylesi bir sistemin yanında kurs sistemindeki 4 saatlik bir zaman diliminin yeterlilik tartışmasının bile yapılamayacağını ortaya koymaktadır...



Denk geldiğim bir hususta şudur; Gençliğinde kısa bir dönem güreşle uğraşmış ama günümüz spor ve güreşine yabancı ama bir umut güreşe entegre olma teşebbüsündeki antrenör adaylarının da aynı kursta yer alması ve kurstan mezun olarak antrenörlük belgesine sahip olması, alınan belgenin güvenirliliği açısından sizler kadar beni de memnun etmemektedir.

Fakat bu durumlar aslında antrenörlüğe ait bir özellik değil, hemen hemen her iş kolunda aşağı yukarı benzeri bir olayla karşılaşmak mümkün. Bununla beraber günümüz koşullarından doğan maddi yetersizliklerin neden olduğu bu yönelimleri doğal karşılamak gerektiğini düşünüyorum, çünkü sonuçta herkes geçimini sağlayacağı bir meslek sahibi olmak istiyor, Antrenörlük’de malesef günümüzde kolay elde edilen bir meslek dalı...

Ama görüldüğü üzere iş antrenörlük kursunu bitirmekle de kalmıyor. Onlarca  sertifika sahibi antrenör gerekli altyapı, ortam ve koşulları bulamadığı üzere mesleğine başlayamıyor bile. Yani 15 günlük antrenörlük kursunu bitirince de iş daha zoruna geliyor, yani bulmaya...

Bazı avantajlı durumlar elbette söz konusudur, bunlar Milli takımlarda, büyük kulüplerde güreşmiş olmanın yarattığı avantajlardır ve bu avantajlar iş bulma yolunda çok büyük bir fırsat oluşturuyor. Hatta daha kursa başlamadan kulüplerinde işleri hazır, güreş sayesinde kazandığı ekonomik ve sosyal ilişkilerle, çevre avantajını kullanıp antrenörlük mesleğine başlayanlarda var.



Ama şu gerçeği de söylemek isterim, kişinin kişisel becerileri ve mesleki yeterliliği eksikse, ilk başta kazanmış gibi görünse de sonunda kayıp kaçınılmaz olur, hatta bu kayıp kişisel değil hükmettiği alandaki güreş adının başarısızlığı olarakta nitelendirilir. Böylesi bir ihtimale karşı antrenörler branş bilgisi, öğrenme ve gelişim arzularını yitirmeden kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmelidirler. Buna inanarak yaptığı zaman antrenörü ve güreşi kimse tuşlayamaz... 



Bu yazımı sizi sıkmadan burada sonlandırmak istiyorum tekrar görüşmek üzere hoşça kalın dostlar. 

Bu yazi toplam 1088 defa okundu
YORUMLAR
edhem şut (hacı): 
"TEBRİK"
Ata sporu güreşe katkılarınızdan dolayı sizin nezdinizde tüm güreş sevdalılarına teşekkürler.
24.11.2013 / 15:14
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA