20 Ağustos 2017 Pazar
2015 FAALÄ°YET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERÄ°
LÄ°SANS Ä°ÅžLEMLERÄ°NDE
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KURTDERELÄ° VE ATATÃœRK

Değerli okurlarım, okuduğumda çok etkilendiğim bir anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum,eminim ki şimdiye dek okumamış olanlarınızda oldukça etkilenecektir.
19.12.2013 / 00:00

DeÄŸerli okurlarım, okuduÄŸumda çok etkilendiÄŸim bir anıyı sizlerle paylaÅŸmak istiyorum,eminim ki ÅŸimdiye dek okumamış olanlarınızda oldukça etkilenecektir.


 Yıl: 1931          Ay: Kasım          Yer: Ankara


            Mustafa Kemal ATATÜRK, yurtdışında Türkiye’yi olaÄŸanüstü baÅŸarıyla temsil eden pehlivan Kurtdereli’yle tanışıyor ve o günün gece yarısı kendisine bir mektup yazıyor.


            Mektubunda:


            “Çoluk çocuÄŸun için sana ufak bir armaÄŸan gönderiyorum. O, bu mektubumla beraberdir. Pehlivan ömrünün tam saÄŸlıkla uzun sürmesini dilerim”  diyor.


            Gece yarısı bu mektubu, Yaveri Salih Bozok’u görevlendirerek Zafer Oteli’nde kalmakta olan Kurtdereli’ye yolluyor. Mektubun içine de 1000 Liralık bir Ä°ÅŸ Bankası çeki koyuyor; çekin üzerini de imzalıyor ve “Kurtdere’li Mehmet Pehlivan’a 1000 T. Lira veriniz. Bu para, Aralık Ayı aylığımdan faiziyle kesilecektir”diye.


            *Kurtdereli, kısa bir süre sonra bankaya gidip çeki veriyor, 1000 Liralık ödül kendisine ödeniyor. Ama Kurtdereli bankadan gitmiyor. Niçin beklediÄŸini soruyorlar; “çeki vermenizi bekliyorum” diyor.


            Banka Müdürü: “Parayı aldın, çek bizde kalacak. Bu iÅŸlerin usulü böyledir” diyor.


            Kurtdereli: “O halde alın bu 1000 Lirayı, benim çekimi geri verin” diyor.


            Åžaşıran Banka Müdürü: “Neden?” diye sorunca,


            Kurtdereli:“Orada Mustafa Kemal’in resmi ve altında imzası vardır” diyor.


            (Atatürk’ün kendi maaşından keserek uygun gördüÄŸü ödülü, Atatürk’ün el yazısı ve imzası bulunan o çeki ömür boyu saklayabilmek için reddediyor.)


            *KURTDERELÄ°, bir demecinde bu olayı ÅŸöyle yorumluyor:


            “Sultan 2. Abdülhamit’in Saltanat döneminde Avrupa’ya gitmek için vapura bindiÄŸim zaman, Saraydan bir mabeyinci gelip dedi ki:


            “Zat-i Åžahanenin selamları var, Avrupa’da güreÅŸirken benim taç ve tahtımın ÅŸerefini koruyarak güreÅŸ yapsın buyurdular.”


            Ben de kendisine dedim ki:


            “Zat-i Åžahanenin taç ve tahtının olduÄŸu kadar, benim sırtımın da ÅŸerefi vardır!”


            *Mabeyinci bir ÅŸey demeden gitti. Kendisine söylediÄŸimi aynen PadiÅŸaha söylemiÅŸ olacak ki, Avrupa’dan dönen pehlivanlara hediyeler ihsan verilmek adet olduÄŸu halde, ‘dönüÅŸümde bana hiçbir ÅŸey verilmedi’.


Fakat şu feleğin işine akıl sır erer mi?
Bu yazi toplam 955 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA