26 Haziran 2017 Pazartesi
2015 FAALİYET PROGRAMI
2013 YILIN ENLERİ
LİSANS İŞLEMLERİNDE
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GÜREŞİN KAŞİFİ REMZİ MUSAOĞLU

Bugün size bir güreş ustasını ve kısa öyküsünü anlatacağız,
27.03.2015 / 00:00


Bugün size bir güreş ustasını ve kısa öyküsünü anlatacağız,

1965 yılında Bulgaristan da dünya ya gelen bir Türk yiğidiydi, 1977 yılında güreşe başladı güreş kariyerinde belli bir süre İstanbul gemi sanayi kulübünde devam etti. Kariyerindeki önemli dereceleri 1991 yılı Stutgart/Almanya da serbest stil 57 kg. da Avrupa ikinciliğiyle başladı devamında, 1992 yılı Kaposhvar/Macaristan da serbest stil 57 kg. da yine Avrupa ikincisi oldu. Ardından 1992 yılında Barselona olimpiyatlarında serbest stil 57 kg. da dördüncülük elde etti bir yıl sonra (1993 yılı) İstanbul/ Türkiye de serbest stil 57 kg. da Avrupa şampiyonu oldu. Kim mi? Tabi ki büyük güreş kaşifi Remzi Musaoglu.

Peki güreşteki mahareti sizce bu kadar mı? O diğerleri gibi asla kendisinin reklamını yapmadı ama Yaşar Doğuların yolundan giderek sahada icraat yaptı. Hani o doktor vardır ya İyi olacak hastanın ayağına gelir ama bazende hasta doktorun ayağına gider farkında olmadan. Ne demek istediğimizi düşünüyorsunuz değilmi, izah edelim;

Çeşitli zor dönemlerden geçen bir sporcunun beklide sporculuğun kendisine yakışır olmadığı yada yeteneksiz olduğu düşünüyor olması, ardından da akademik eğitime yönelmesi neticede Türkçe öğretmenliği gibi bir meslek dalı seçmek mi en iyisi olacaktı derken bir dikiş tutturdu ve güreş hayatını noktalama aşamasındaki sporcumuz İzmir’de Üniversiteyi kazanıp, eğitim dönemi sürecinde izmirde güreş hamisi Remzi Musaoğlu hoca ile tanışır. Kendisinde büyük yetenek ve üstün özellikler keşfeden Musaoglu; tecrübesini konuşturur ve sonra genç sporcu için “bu çocukta doğal bir yetenek var” sözlerini mırıldanır. Sonrasında genç sporcuyu bir ay gibi kısa bir zamanda gençler Türkiye Şampiyonasına hazırlar. Bir aylık yoğun ve özel antrenman sürecinden sonra Türkiye şampiyonasının 84 kilogramında üçüncü olan genç sporcu kariyerinin dönüm noktası niteliğindeki bronz madalyayı göğsünde taşır. Bundan sonraki yolculuğunda ise aldığı o kritik eğitimin üstüne milli takım kampı gidecek ve öğrendiklerini geliştirecektir. Sonrasını zaten siz biliyorsunuz, yeşeren efsane “TAHA AKGÜL” oluverir.

Nitekim güreş hayatını sonlandıracak bir dönemde karşısına çıkan büyük usta’nın ulvi değerini hisseden ve ona çıraklık yapan birinin kaderi böyle şekillenmektedir. Ama gittiği yerde Remzi Musaoğluna rastlamasaydı ? yada aramasaydı ne olurdu?

Yetenekli ve istekli bir sporcu gittiği yerde derdine derman arar. Öyle bir gayesi olmayan da altın madeninden şikayet eder. . Zaten bu noktada söylenen bir deyim akıllara gelmektedir “kabiliyetli çırak ustayı geçer, yetenekli çırak, ustasından daha usta olur.”

Son olarak söylemek gerekirse sen büyük ustasın, o alınan madalyalarda herkes konuştu, senin süreçteki rolün ya bilinmedi yada unutuldu sense sustun, tüm başarıların temelini oluşturduğunu kimse bilmese sen yine çıkıp anlatmak için çabalamazsın, susarsın. Sen susanda biz duymak isteyenler hep duyarız, duyururuz!. Türk güreş camiası adına gerek minderlerdeki başarıların gerekse yeteneklilere olan katkıların için sana minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Teşekkürler Remzi Musaoğlu Teşekkürler Taha Akgül Hazırlayan : Ramazan Gargi -Turkeywrestling.com

Bu yazi toplam 1826 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR

PageRank Checker GÜREŞ HABERLERİNİN MERKEZİNDESİNİZ REKLAM VE TANITIMLARINIZ İÇİN İLETİŞİME GEÇİN TÜRKİYE CANIM FEDA